1 Haziran 2026 itibariyle özel hastanelerde görev yapan hekimlerin çalışma koşullarında hayati değişiklikler oluyor. Bunların en kritik olanlarını soru-cevap şeklinde yazımızda ele aldık.
✅ Bir hekim, diş hekimi veya uzman hekim 01.06.2026 itibariyle anı zamanda en fazla 2 hastanede birden çalışabilir.
✅ Önceki düzenlemede, yani 1219 sayılı Kanun 12’nci maddesinde, “birden fazla” şeklinde bir tanım yer alıyordu, bu tanımlama “en fazla iki” şeklinde değiştirildi; dolayısıyla değişiklik öncesinde 3-4 vb. sayıda hastanede çalışma gibi bir sırnılama bulunmuyordu.
✅ Hekimler daha önce “4/b’li (eski tabirle Bağ-Kur’lu)” olarak özel hastanelerde çalışabiliyordu. Ancak yeni düzenleme ile artık “4/a’lı (eski tabirler SSK’lı)” yani bordrolu bir çalışan kapsamında sosyal haklara sahip olacak.
✅ EVET. 5510 sayılı Kanun 82’nci maddesi son fıkrası hükmüne göre;
👉 çalışan 2 ayrı işyerinde çalışması halinde tavanı aşan SGK primlerinin iadesini talep edebilir,
👉 işveren için böyle bir iade söz konusu değildir,
👉 tek işyerinde çalışma halinde ise işçi bunu talep edemez.
✅ Bu kapsamda, bir hekim iki ayrı hastanede çalışması ve ödenen toplam primlerin SGK tavanını (2026 yılı için 297.270 TL) aşması durumunda (gerekli başvuru ve takip prosedürleri izlenilmek koşuluyla) SGK’dan prim iadesi talep edebilir.
✅ Örneğin; iki hastanede 250’şer bin TL brüt maaşla çalışan bir doktor için iki ayrı işveren tarafından 250’şer bin TL SGK bildirimi yapıldığında; bu tutarlar ayrı ayrı SGK tavanını geçmese dahi toplamda (2026 rakamları ile) 500.000 TL – 297.270 TL = 202.730 TL matrah üzerinden fazladan prim hesabı yapılmış olacak.
Yani normal bir çalışan adına; 202.730 x 0,15 = 30.409,50 TL, emekli (SGDP’li) bir çalışan adına ise; 202.730 x 0,075 = 15.204,75 TL tutarındaki ekstra prim ödemesi SGK’dan iade olarak talep edilebilecektir.
✅ OLABİLİR. Eğer 2026 yılı için bir hekimin toplam kazancı 5.300.000 TL’yi (yani en üst vergi dilim tutarını) geçerse 2027 yılında ek vergi beyannamesi verilmesi gerekir. Her verilen beyanname mutlaka ek bir vergi ödeneceği anlamına gelmez, ancak vergi dairesi kontrollerini yaparak vergi eksikliği saptaması halinde ödeme talep edebilir.
✅ Yalnız kritik olan tek rakam bu değil; eğer bir hekim 2 hastanede birden çalışıyorsa ve ikinci hastaneden elde ettiği kazanç (yine 2026 rakamları ile) yıllık 400.000 TL’yi aşarsa, bu defa 5.300.000 TL’ye bakılmadan ek beyanname verilir.
✅ EVET. Aşağıdaki ödemeler vergi matrahından düşebililir:
👉 Çalışanın kendisi, eşi ve küçük çocukları için Türkiye’de yapılan eğitim ve sağlık harcamaları (beyan edilecek yıllık gelirin %10’unu aşmamak kaydıyla).
👉 Hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık gibi şahıs sigorta primleri ile BES ödemelerinin toplamı (beyan edilen aylık gelirin %15’ini ve yıllık asgari ücret tutarını, örneğin 2026 yılı için 33.030×12=396.330 TL’yi aşmayacak şekilde).
👉 Bazı bağış ve yardımlar (%5,%10 veya tamamı olacak şekilde).
👉 Varsa sponsorluk harcamaları.
👉 Varsa engellilik indirimi.
✅ “Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği”nin 11’inci maddesinde belirtilen “programlara yerleştirilen uzmanlık öğrencilerinin istihdam şekli, kurumlarının özel mevzuat hükümlerine tabidir” fıkrası kapsamında, stajyer doktorlar için de genel hükümlerin geçerli olduğunu söyleyebiliriz.
👉 (1219 sayılı Kanun’un ilgili maddesinde doğrudan uzmanlık öğrencilerine atıf olmasa da anılan yönetmelik ve genel hükümler çerçevesinde bu sonuca varabiliriz).
✅ “Emekli Hekimler” 4/a kapsamında çalışmaya başladıklarında aylıklarının kesilmemesi adına işveren tarafından SGDP ödemesi yapılacak (emekli 4/a’lı çalışanların aylıklarının kesilmemesi için SGK’nın aldığı ek prim türü).
✅ Ancak, emekli sandığı emeklisi olan bir hekime normalde 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu ek 84’üncü maddesi çerçevesinde yapılacak “ilave ödeme” (aynı maddenin 5’inci fıkrasına göre) emekli hekim SGDP kapsamında olsa dahi kesilecektir.
👉 Söz konusu ilave ödeme, SGK tarafından değil Hazine tarafından yapılan bir ödemedir.
👉 Konu ile ilgili AYM’ye açılan davalar olsa da bunlar reddedilmiştir.
✅ İkiden fazla hastanede çalışılmama kıstası emekli hekimler için de geçerlidir.
✅ İşyeri hekimlerinin görevlendirilmesi 1219 sayılı Kanun’dan ziyade 6331 sayılı Yasa çerçevesinde detaylandırılmıştır; işyeri hekimlerinin çalışma şart ve düzenleriyle ilgili doğrudan yeni bir düzenleme bu kapsamda bulunmuyor.
✅ Ancak, işyeri hekiminin 4/a kapsamında bir bildirimi söz konusu olacak ise (bu kısım bizim yorumlamamız fakat mevzuat bakımından şu an böyle görünüyor) söz konusu kısıtlama dahilinde değerlendirilecektir.
✅ Yabancı bir doktor çalışma iznine bağlı görev yapacağından öncelikle 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu’nu dikkate almak doğru olacaktır.
✅ Normal şartlarda çalışma izni yalnızca bir işyeri için düzenlenmekte, sadece bazı istisnai durumlarda (şirket ortaklığı, aynı holding bünyesinde çalışma vs. gibi) birden fazla çalışma izni çıkarılabilmektedir; ancak yabancı bir doktorun anılan bu istisnalar çerçevesine girmediğini değerlendirebiliriz.
✅ Diğer yandan, bahsi geçen Kanun’a istinaden çıkarılan “Uluslararası İşgücü Kanunu Uygulama Yönetmeliği”nin 28’inci maddesine göre “Süresiz Çalışma İzni”ne sahip yabancıların birden fazla işverene bağlı olarak çalışmasına dair engel bulunmuyor.
✅ Dolayısıyla sonuç olarak, “süresiz çalışma izni” kapsamında görev yapan bir yabancı doktorun iki hastanede çalışabileceğini, söz konusu durumlar haricinde bir sınırlandırmanın (6735 sayılı, 1219 sayılı, 4857 sayılı ve 5510 sayılı Kanunlar ve bunlara dayalı çıkarılan ikincil mevzuat bağlamında) bulunmadığını değerlendirebiliriz.
✅ Danıştay 10. Dairesi;
👉 2026 yılı Mayıs ayında “Özel Hastaneler Yönetmeliği”nde yer alan ve hastanelerin “muayenehanesi olan hekimler” ile sözleşme imzalarken “ilgili uzmanlık dalındaki toplam kadro sayısının üçte birini aşmayacak şekilde tabiple sözleşme yapılabileceği”ne dair hükümlerin (24’üncü Madde 2’nci fıkrası ve Geçici 7’nci maddesi),
👉 2025 Aralık ayında ise aynı yönetmeliğin “hekimlerin, diş hekimlerinin ve uzman hekimlerin”, “kadrolu çalıştıkları hastane haricinde aynı il dışında bir sağlık kuruluşunda çalışamayacaklarına” dair hükmünün (16’ncı madde 3’üncü fıkrası),
yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir (Sağlık Bakanlığı’nın bu işlemlere karşı bir üst mahkemeye itiraz süreci halen açıktır).
✅ Bizim konumuz olan değişiklik ise bunlardan tamamen farklı olarak 24.07.2025 tarihinde 1219 sayılı Kanun’da yapıldı ve “bir hekimin en fazla kaç hastanede çalışabileceği” ile “hekimlerin SGK statülerini” düzenledi. Söz konusu yasa maddesi (12’nci Madde) açıkladığımız şekilde revize edilip TBMM’den geçerek yasalaştı.
✅ Anılan madde hakkında Danıştay’ın yürütmeyi durdurma yetkisi bulunmuyor, Danıştay ancak yönetmelik vb. idari düzenlemeler üzerinde tasarruf hakkına sahip. Yasa maddesi ise sadece AYM tarafından iptal edilip düzenlenebilir.
✅ Yeni yasal düzenlemeler ile (yani 7557 sayılı Yasa ile) bu konuda bir revize getirilmemiştir, 2025 yılında yapılan değişiklikler halen yürürlüktedir.
✅ SGK sözleşmesi bulunan bir özel sağlık kuruluşunda çalışan hekimin, ikinci çalışma yeri de SGK sözleşmeli bir sağlık kuruluşu olmalıdır.
✅ Diğer yandan, SGK sözleşmesi bulunmayan bir özel sağlık kuruluşunda çalışan hekimin, ikinci çalışma yerinde de SGK sözleşmesi bulunmamalıdır.
✅ Özel sağlık kuruluşunda çalışacak hekimin kendi branşında SGK sözleşmesi bulunup bulunmadığı dikkate alınacaktır. Özel hastanedeki diğer branşlarda SGK sözleşmesi bulunup bulunmaması önemli değildir.
Bu konunun iki yönü var:
✅ 1219 sayılı Kanun’un 12’nci maddesindeki “en fazla iki sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir” ibaresi, hekimin belirli bir ücret karşılığında sigortalı olarak bir özel sağlık kuruluşunda çalışması halini düzenlemektedir. Dolayısıyla, hekim ile özel sağlık kuruluşu arasında iş hukuku kapsamında bir iş ilişkisi bulunmaktadır.
✅ Diğer yandan, hekimlerin muayenehanelerine başvuran hastaların teşhis ve tedavisinin yıllık sözleşme ile özel sağlık kuruluşlarında yapılması bu kapsamda değildir. Bunun nedeni, söz konusu durumda ortada bağımlı bir çalışma ve sigortalı iş ilişkisinin değil, “serbest çalışma”nın bulunmasıdır.
✅ EVET. Bunun önünde yasal bir engel bulunmuyor. Önceki soruda açıkladığımız üzere, söz konusu çalışmaların bir tanesi serbest çalışma kapsamında girerken, diğeri bağımlı ve sigortalı çalışma çerçevesinde değerlendirilmektedir.
✅ Örneğin bir hekim, muayenehane hastalarının teşhis ve tedavisini iki farklı özel hastanede yapabilir; bunun yanında başka bir özel hastanede iş sözleşmesi ile sigortalı olarak da çalışabilir. Fakat çalışma saatleri çakışmamalı ve buna uygun planlama yapılmalıdır.
✅ Ancak muayenehanesi olan bir hekim, bir özel sağlık kuruluşunda veya vakıf üniversitesinde sigortalı çalışacaksa, bu kuruluşun ilgili branşta SGK anlaşmasının olmaması gerekmektedir.
✅ Özetle, muayenehanesi bulunan doktorlar aynı anda SGK anlaşması olmayan bir özel sağlık kuruluşunda çalışıp, ayrıca başka özel sağlık kuruluşlarında kendi hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilirler.
✅ Yeni yasal düzenleme (yani 7557 sayılı Yasa ile) ile bu konuda bir revize yapılmamıştır. Ancak, bir hekimin ikinci hastanede çalışırken kadrolu-kadrosuz durumu önemli olacağından üzerinden geçmemiz faydalı olacaktır.
✅ İlgili mevzuata göre, hekimlerin özel sağlık kurumunda çalışabilmesi için bu kurumda ruhsata esas branşlarda boş kadro bulunması gerekmektedir. Ancak aşağıdaki gibi bazı sınıflar için söz konusu kuralın istisnaları bulunmaktadır (kadrosuz çalışılabilmektedir):
👉 60 yaşını dolduran hekimler,
👉 Engellilik oranı en az %60 olan hekimler,
👉 Belirli şartlarla yurtdışından dönen hekimler,
**(Ücretli veya ücretsiz izinli sayılarak yurtdışına gönderilen kamu görevlisi tabipler ile ilgili mevzuattan kaynaklanan yükümlülükleri bulunan tabipler hariç olmak üzere, yurtdışında en az iki yıl süreyle mesleğini icra eden tabipler, yurtdışından döndükten sonra altı ay içinde başvurması halinde Türkiye’de çalışmak üzere tercih edecekleri özel hastanede bir kereye mahsus olmak üzere kadro dışı geçici çalışabilir.)
**(Türkiye’de mesleğini icra etme yetkisine sahip olan ve yurt dışında mesleki faaliyette bulunan tabip ve diş tabipleri, bir yıl içinde toplamda altı ayı geçmeyecek şekilde Bakanlıkça uygun görülmesi halinde kadro dışı geçici olarak özel hastanede çalıştırılabilir.)
👉 Muayenehanesini kapatan bazı hekimler.
**(1/1/2025 tarihi itibarıyla faal muayenehanesi olup başka bir sağlık kuruluşunda çalışmayan tabiplerin muayenehanelerini kapatması halinde aynı ildeki en fazla iki özel hastanede kadro dışı geçici olarak çalışmasına izin verilir. Bu tabiplerin yeniden muayenehane açmaları halinde bu madde kapsamında verilen kadro dışı geçici çalışma hakkı sona erer.)
✅ Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 16’ncı maddesine göre, bir özel sağlık kuruluşunda kadrolu çalışan hekim, bir başkasında kadro şartı aranmaksızın kadro dışı çalışabilmektedir.
✅ Önceki soruda açıkladığımız istisnalar haricinde muayenehanesi bulunan hekimler için kadro gerekip gerekmediği yönetmeliklerde açık biçimde düzenlenmemiştir.
✅ Bunun yanı sıra, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü 07.04.2026 tarihli yazısında, “muayenehanenin de bir sağlık kurum ve kuruluşu olarak değerlendirilmesi gerektiğini, dolayısıyla muayenehanesi bulunan hekimlere en fazla bir sağlık kuruluşu için daha personel çalışma belgesi düzenlenebileceğini” belirtmiştir.
✅ Bu yoruma istinaden, (yukarıda saydığımız istisnalar haricinde muayenehanesi bulunan hekimler için kadro gerekip gerekmediği yönetmeliklerde açık biçimde düzenlenmemiş olsa da) muayenehanenin asıl çalışma yeri gibi kabul edildiğini ifade edebiliriz.
✅ “Özel Hastaneler Yönetmeliği”nde 15’inci maddesi 4’üncü fıkrasına göre “Yan dal uzmanlığı bulunanlar, Bakanlıkça planlama amacıyla oluşturulan komisyonlardan uygun görüş alınarak ana dalda başlatılabilir”.
✅ Sağlık Bakanlığı 2016 yılından bu yana yan dal uzmanlarına özel sağlık kuruluşlarının ana dal kadrolarında çalışma izni vermemektedir. Buna karşın yan dal kadroları ise oldukça sınırlı kalmaktadır.
✅ Söz konusu kısıtlama, özel sağlık kuruluşlarında 4/a kapsamında sigortalı hekim olarak çalışma için de geçerlidir. Bu bağlamda, muayenehanesi bulunanlar dahil olmak üzere yan dal uzmanı hekimler yalnızca yan dal kadrosu varsa iş sözleşmesi ile çalışabilirler; ana dal kadrosunda çalışamazlar.
✅ Diğer yandan, özel muayenehanelerine başvuran hastaların teşhis ve tedavisi için anlaşma yapılan özel sağlık kuruluşları bakımından mevzuat açısından böyle bir kısıtlama bulunmamaktadır.
Önemli Not: kanunlargibi.com’daki tüm yazılı, işitsel ve görsel içeriklerin ilgili yasalar kapsamında her türlü hakkı saklıdır; izinsiz kullanılamaz ve çoğaltılamaz. Akademik çalışma ve bilgilendirme amacıyla referans veya bağlantı verilmek suretiyle kullanılabilir.
